MARPESSA HİKAYESİ

Tanrı Zeus’un kızı Artemis, ikiz kardeşi Apollon’dan biraz önce doğarak annesine doğumu sırasında yardım etmiştir. Ancak doğum öyle acılar verir ki Artemis o gün annesine hiç evlenmeyeceğine ve hep kutsal kalacağına yemin eder. Artık iffet Tanrıçası olarak anılacak, avlanacak ve kutsallığını koruyacaktır güzeller güzeli Artemis…

Bir gün Akdeniz kıyılarında avlanırken bir mağara fark eder ve istemsizce içeri girer. Mağarada gördüğü aşıklar onu derinden etkiler. Tanrıları bile kendine hayran bırakacak o delikanlıyı sevgilisi Bianna’dan ölesiye kıskanır ve hemen oracıkta balıkçının sevdiği kadını taşa çevirir.

Balıkçı İdas sevgilisinin taşa dönmüş bedeni için günlerce perişan olur ama nafile…

Yine tekne ile balığa çıktığı bir gün ağına takılan bir şey fark eder ve onu tekneye çeker. Karşısında güzelliği ile büyüleyen bir denizkızı gören İdas’ın kalbi yeni bir aşkın alevi ile yanmaya başlamıştır. O denizkızı Marpessa aslında Artemis’tir. Sonrasında sık sık buluşmaya başlar sevgililer.

Ve Tanrı Zeus aşıkların bu gizli sırlarını öğrendiğinde, tıpkı Artemis’in Bianna’yı taşa çevirip İdas’dan ayırdığı gibi; İdas’ı taşa çevirerek Artemis’e iffetsizliğinin cezasını verir.

İşte Mersin’in Taşucu Beldesindeki Marpessa heykelinin hikayesinin bu olduğu söylenir.